Psikiyatri Mutluhan İzmir`den `Antidepresan Tuzağı` Söyleşisi

Geçtiğimiz günlerde yeni çıkardığı kitabıyla yoğun ilgi uyandıran Dr. Mutluhan İzmir, bu hafta sonu Başakşehir Kadın Aktivite Merkezi BAKMER'de Başakşehir'li hanımlarla buluştu. Merkezin konferans salonunda gerçekleşen programda, Dr. Mutluhan İzmir ve katılımcılar arasında oldukça interaktif bir söyleşi gerçekleşti.

 

Söyleşi sonunda,  Başakşehirli hanımlara yeni çıkarttığı kitabını imzalayan İzmir, organizasyonu düzenleyen Başakşehir Belediyesi, BAKMER ve katılımcılara ilgilerinden dolayı teşekkür etti.

 

En basit kaygılar "depresyon" diye adlandırılıyor

 

Dr. Mutluhan İzmir söyleşisinde"Antidepresan Tuzağı" adlı kitabında da belirttiği üzere Psikiyatri biliminin ilaç kapitalizmi ile kirli ilişkisi hakkında önemli bilgiler verdi.

 

Dr. Mutluhan İzmir " 30-40 yıl öncesine kadar depresyon denilen şeyden bu kadar sıklıkla bahsedilmiyordu. Hatta 1950'lere kadar psikiyatri biliminde böyle bir tanı da yoktu. 1950'lerden sonra antidepresan ilaçların, ilaç firmaları tarafından piyasaya sürülmesi ile birlikte depresyon da ortaya çıktı. İlaç firmaları bu ilaçlardan oldukça yüksek oranda kar elde ediyorlar ve bir noktada doktorları da yönlendiriyorlar, yani arada bir ticari çıkar ilişkisi de var" dedi.

 

Psikiyatri biliminin tanı yöntemlerinin farklı olduğunu belirten Dr. İzmir, düşüncenin filmini çekmemizin mümkün olmadığını, bu yüzden de Psikiyatr'ların tanı koyarken "DSM" kriterlerini de göz önünde bulundurarak "depresyon" tanısı koymaları gerektiğini belirtti.

 

İntihar eğilimini arttırıyor

 

Kontrolsüz ve doğru tanı konulmadan kullanılan antidepresanların intihar eğilimine neden olduğunu belirten Dr. İzmir, bu ilaçların beyin kimyası üzerinde geri dönüşü olmayan izler bırakabileceği konusunda da katılımcıları uyardı.

 

Her çocuğa dikkat eksikliği ve hiperaktivite tanısı konuluyor!

 

Antidepresan ve uyuşturucu özelliği olan ilaçların artık çocuklara bile sıklıkla verilen ilaçlar haline geldiğini belirten Mutluhan İzmir, bunun boyutunun artık çok tehlikeli noktalara gelmeye başladığının altını çizdi. "Özellikle çocukluk döneminde her yaramaz çocuğa konan bir tanı halini alan hiperaktivite tedavisinde kullanılan ilaçların çoğu uyuşturucu ve hatta kokain tipi ilaçlar. Kırmızı reçeteyle satılan bu ilaçlar çocuğun ileri dönem ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler bırakmaktadır" dedi.

 

 


16 Mayıs 2015 Cumartesi
Duyuru arşivi için tıklayınız →