BAKMER’den ‘Obezite’ söyleşisi

 

Başakşehir Kadın Aktivite Merkezi (BAKMER) ‘Beslenme ve Obezitenin önlenmesi' başlıklı bir söyleşi programı gerçekleştirdi.

Medipol Mega Üniversitesi'nin desteği ile düzenlenen programa konuşmacı olarak Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Kılıçlı katıldı.

 

BAKMER Konferans Salonu'nda gerçekleşen programda Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Kılıçlı Başakşehirli kadınlara sağlıklı beslenme ve obeziteden korunma yöntemlerini anlattı.  Doç. Dr. Fatih Kılıçlı, fazla kilonun zararlarına dikkat çekti "Elma tipi ve armut tipi kilo vardır. Elma tipinde daha çok kemerin üst kısmında olan yağlanma, armut tipi vücutta ise kemerin alt kısmında olan yağlanma oluşur. Kemerin üstü kısmında olan yağlanma aslında kalp hastalığına daha yatkındır. Kadınlarda kalp hastalığı erkeklere göre daha fazladır. Erkekler daha çok elma tipi şişmanlık görülmektedir."

 

‘En tehlikeli yağlanma karın bölgesinde olandır '


Kas hastalığının esas sebebinin yağ olduğunu dile getiren Doç. Dr. Fatih Kılıçlı, sözlerini şöyle sürdürdü, "Diyetisyenlere gittiğimizde değişik hesaplamalar ve değişik cihazlar var. Bunlarla vücuttaki yağ oranı hesaplanabiliyor. Bunlarla sağlıklı sonuçlar elde ediliyor. En tehlikeli yağlanma karın bölgesinde olan yağlanmadır. Bu tür yağlanma mevcutsa bunun yanında başka hastalıklarda vardır. Obeziteniz varsa hipertansiyonunuz vardır, kandaki yağ oranı fazlaysa şekeriniz vardır, şekeriniz varsa gizli şeker başlangıcı vardır, bu yüzden obezitenin önlenmesi gerekiyor. Hasta bazen bize diyor ki ben az yiyorum ama çok kilo alıyorum ya da çok yiyoruz kilo alamıyorum diyor. Bu doğru, bir insan aynı şekilde beslense aynı şekilde egzersiz yapsa her sene yarım kilo alır. O yüzden mutlaka yememize dikkat edip egzersizlerimizi arttırmamız lazım. Bu yüzden yaşlanmada obez hastalarımıza daha çok rastlıyoruz. Obezitede en önemli şey insülin direncidir. Bir diğer faktörde yağ dokusudur,  artık hormon üretmeye başlıyor.  Her organın belirli bir görevi vardır pankreas insülin salgılıyor, kalp kan pompalıyor. Biz bir hastayla karşılaştığımızda mesela yaşlı bir hasta şeker hastalığı var, kalp hastalığı var, kontrolsüz hipertansiyonu var"

 

Organizmamızın mükemmel şekilde dizayn edildiğini dile getiren Kılıçlı, "Biz yemek yediğimizde vücutta bazı hormonlar salgılanıyor ve doyduğumuzda ise durun diyebiliyor. Yemekler mideye geldiğinde belli bir şişkinlik oluşturduklarında bağırsağın üst kısmında yiyecekler bağırsağa geçerken sentezlenme başlıyor" dedi. Söyleşi sonunda soruları yanıtlayan Doç. Dr. Fatih Kılıçlı sağlıklı ve spor dolu yıllar diledi.


13 Ocak 2016 Çarşamba
Duyuru arşivi için tıklayınız →